Kıbrıs Çıkmazı

29.99 TL 39.00 TL
Astana Yayınları
EHKMST89
978-605-9623-40-7
Stokta Var

Ürün sepetinize eklendi...
  • Dünyanın Jeopolitik merkezinde bir uçak gemisi konumunda bulunan Kıbrıs adası, geleceğe dönük yeniden yapılanma sürecinde çok farklı bir konuma sürüklenmiştir. Artık Türk - Yunan sorunu olmaktan çıkan Kıbrıs aynı zamanda Avrupa–Amerika, Hıristiyan-Müslüman, Doğu -Batı, Yahudi–Hıristiyan ve Rusya-İsrail çekişmesine konu olmaktadır. Bu nedenle artık bu adanın geleceğinde etkin olmak isteyen birçok güç merkezi devreye girmiş bulunmaktadır. Yunanistan’ın Avrupa Birliği üyesi olması nedeniyle ada üzerinde etkili olmak isteyen Amerika, İsrail gibi diğer güçler Kıbrıs politikalarını Türkiye üzerinden yürütmeye çalışmaktadırlar.

     

     

    Yeni dönemde Türkiye’nin Kıbrıs politikası ciddi baskı ve tehdit altına girmektedir. Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile bir araya gelerek ortak bir politika oluşturmak durumundadır. Aksi takdirde, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu bölgelerinde etkinlik sağlamak isteyen bütün emperyalist güçler Türkiye ve Kuzey Kıbrıs üzerinde baskı kurmak istemektedirler

     

     

    Son yıllarda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin toprakları haraç mezat yabancılara satılmaktadır. Doğu Akdeniz'de egemenlik kurmak isteyen Amerikalılar, İngiliz’ler ve Yahudiler Türklerin ellerindeki toprakları hızla satın atarak adanın Türk nüfusunun Kıbrıs’tan uzaklaşmasına giden yolu açmaktadırlar. Kıbrıs Barış Harekâtı ile kazanılmış haklar elden çıkmaktadır. Kan dökülerek alınan topraklar döviz karşılığında yabancılara terk edilmektedir. Türk ulusuna ve Türk dünyasına karşı böylesine büyük bir sorumluluk taşıyan siyasi kadroların, sergiledikleri şaşkınlık ve teslimiyetçilik, geleceğe ilişkin umutları giderek söndürmektedir.

     

    Artık bir küresel sorun olarak çıkmaza saplanmış olan Kıbrıs’ın geleceği ile ilgili olarak yeni bir ulusal politikanın oluşturulmasının zamanı gelmiştir. Her ülke ve emperyal güç, kendi çıkarları doğrultusunda bir Kıbrıs politikası geliştirirken, Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini yönetenlere de benzeri bir ulusal görev düşmektedir. Avrupa Birliği, Büyük Orta Doğu ve Büyük İsrail Projelerine karşı, Ön Asya’da geliştirilecek olan, Türk merkezli ve Türklerin egemenliğini sağlayan yeni bir proje çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti beraber hareket etmelidirler. Türkler kazanılmış haklarını sonuna kadar koruyarak, kendi projelerini yaşama geçirmek zorundadırlar.

Benzer Ürünler