Türkiye ve Balkanlar

29.99 TL 39.00 TL
Astana Yayınları
ACLRY235
Stokta Var

Ürün sepetinize eklendi...
  • İÇINDEKILER
    I:BÖLÜM
    GENEL OLARAK BALKANLAR
    ~1~ TÜRKİYE VE BALKANLAR
    ~2~BALKANLAR VE BALKANİZASYON
    ~3~KÜRESEL BALKANLAR PROJESİ
    ~4~BALKANLAR’DA GÖÇLER VE MÜBADELE
    ~5~EGE DENİZİ JEOPOLİTİĞİ 
    II. BÖLÜM
    MÜSLÜMAN ÜLKELER
    ~1~ATATÜRK VE ARNAVUTLUK
    ~2~BÜYÜK ARNAVUTLUK PROJESİ
    ~3~BOSNA: BALKANLAR’DA BİR MÜSLÜMAN ÜLKE
    ~4~BOSNA SORUNUNA KALICI ÇÖZÜM
    ~5~KOSOVA: ABD’NİN 51. EYALETİ
    ~6~BATI TRAKYA: BİR TÜRK ÜLKESİ
    ~7~POMAKLAR:BALKANLAR’IN DEVLETSİZ TÜRKLERİ
    III. BÖLÜM
    HRİSTİYAN ÜLKELER
    ~1~TÜRKİYE VE MACARİSTAN
    ~2~MACARİSTAN VE TURANCILIK
    ~3~BULGARİSTAN: TÜRK DÜNYASININ BİR PARÇASI
    ~4~TÜRKİYE VE BULGARİSTAN
    ~5~MAKEDONYA: BALKANLARIN ORTASI
    ~6~BÜYÜK MAKEDONYA KURULUYOR

    ~7~YUNANİSTAN ALTIN ŞAFAK’LA UYANIYOR

    ~8~ÇÖKERTİLEN YUNANİSTAN'I SOL KURTARACAK

    ~9~SIRBİSTAN: BALKANLAR’DA SLAV EMPERYALİZMİ
    ~10~ROMANYA: KARADENİZ’DE LATİN KÜLTÜRÜ
    YAZIN ÇALIŞMALARI
    ~11~RUSYA’DAN NORVEÇ’E
    ~12~PATRİKHANE VE YENİ BİZANS
    ~13~ATATÜRK VE TİTO
    SONUÇ:TÜRKİYE YUGOSLAVYA OLMAYACAK
    ÖZGEÇMİŞ (Prof. Dr. Anıl Çeçen)
    Prof. Dr. ANIL ÇEÇEN’in DİĞER ESERLERİ

    TÜRKİYE VE BALKANLAR

    Haritaya bakıldığı zaman Türkiye ve Balkanlar hem yan yana görünmekte hem de coğrafyanın bir azizliği olarak iç içe geçmiş gibi bir görüntü ortaya çıkmaktadır. Bu yüzden her iki bölgenin tarihi de birbirini etkileyen bir ortak mirastır. Türkiye olmadan Balkan tarihi bilinemeyeceği gibi, Balkanlar olmadan da Türk tarihi bütün yanları ile ortaya konamaz. İşte tarih ve coğrafya bilimlerinin zorunlu olarak bir araya getirdiği bu iki bölgeyi bir arada ele alarak değerlendirmek, bugünün yaşanan uluslararası konjonktür açısından gerekli hale gelmiştir. Soğuk savaş dönemi sonrasında içine girilen küreselleşme aşamasında hem Türkiye’nin hem de Balkan bölgesinin jeopolitik konumunda önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Elinizde tutmuş olduğunuz bu kitap soğuk savaş yıllarının son dönemi ile, küreselleşme sürecinin ilk çeyrek yüzyılında Balkan ülkelerine yapılan resmi ya da resmi olmayan ziyaretler sonucundaki gözlemlerin bir yansımasıdır. Osmanlı ve Sovyet imparatorlukları sonrasında, dünyanın merkezi bölgelerinden birisi olarak ortaya çıkan Balkanlar’ın yeni konumu, kitabın ilgili bölümlerinde Türkiye açısından irdelenmeye çalışılmıştır.

    Bütün jeopolitik kitaplarında dile getirilen temel bir görüş olarak, Türkiye ve Balkanlar arasındaki jeopolitik bağlantı bu kitabın ana konularından birisi olmuştur. Jeopolitik bilimine göre, Balkanları ele geçiren siyasal güç Orta Doğu’ya egemen olur. İkinci aşamada Orta Doğu bölgesini yönlendirme şansını elde eden güç, dünyanın ana karasının merkezindeki Avrasya bölgesinin hakimi durumuna gelir. Avrasya’yı ele geçiren siyasal güç ise, bu aşamadan sonra bütün dünya kıtalarının egemeni konumuna yükselir. İşte bu bilimsel değerlendirme doğrultusunda, Türkiye ve Balkanlar arasındaki bağlantı ve ilişkiler bu kitabın ilgili bölümlerinde ele alınmıştır. Dünyaya Ankara’dan bakarken, jeopolitik bir bakış açısı ile Türkiye’nin yanı başındaki Balkanlar bölgesinin her yönü ile ele alınarak değerlendirilmesi, Türk devletinin gelecekteki muhtemel jeopolitik değişikliklere karşı daha tutarlı bir ulusal dış politika izlemesi açısından yara sağlayacaktır. Kitabın ilgili bölümlerinde böylesine bir yaklaşım içinde komşu bölge Balkanlar ile ilgili sorunlar tartışılmaya çalışılmıştır.

    "TÜRKİYE VE BALKANLAR” ismini taşıyan bu kitap üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Türkiye Balkanlar ilişkisi genel olarak değişik açılardan ele alınarak incelenmektedir. Kitabın ikinci bölümünde Balkan bölgesindeki Müslüman ülkeler aynı doğrultuda ele alınarak değerlendirilmektedir. Üçüncü bölümde ise, Balkan yarımadasında yer alan Hıristiyan ülkeler ayrı ayrı ele alınarak incelenmektedir. Kitabın sonuç kısmında ise, Yirminci yüzyılda Balkanların en büyük ülkesi olan Yugoslavya’nın dağılışı ele alınarak, Türkiye açısından bu gelişmenin her yönü ile değerlendirilmesi yapılmaktadır. Küreselleşme sürecinde Türkiye için de yeni bir Yugoslavya tipi dağılmayı öngören emperyalist çizgideki yeni Sevr planları doğrultusunda, Türkiye’nin ve Anadolu topraklarının neden ikinci bir Yugoslavya macerasına sahne olacağı her yönü ile ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Türkiye’nin hiçbir zaman yapay bir devlet olan Yugoslavya gibi dağıtılamayacağı ve dolayısıyla Balkanizasyon sürecinin Anadolu’ya hiçbir zaman taşınamayacağı, Anadolu ve Trakya topraklarında bir ulusal kurtuluş savaşı sonucundaki kazanımlar doğrultusunda kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyetinin, ulusal, üniter ve merkezi devlet modeli ile yoluna devam edeceği bu kitabın ana tezidir. 

Benzer Ürünler